Perakende 3.0 Bileşenleri

Omnichannel

omni

Yeni duymaya başladığımız büyük bir akımı anlatmaya yarayan bir ifade: Omni-Channel.  Her ne kadar bir marketing modeli olarak iş hayatına girse de aslında günümüzün perakendecilerinin yapmaya çalıştığı bir “hizmet anlayışı”  kavramına doğru gitmeye başladı.

Peki ne işe yarıyor bu “Omni-Channel” ?

Konuya Perakendeci ve Tüketici gözü ile bakmak gerekir.

Omni-channel, mağaza, internet, call center, mobil ve sosyal network gibi kanalları içine alan ve müşterinin tüm kanallarda aynı alışveriş deneyimini yaşadığı bir pazarlama şeklidir.  Biraz daha açarsak; internet üzerinden satışın çok yaygın olmadığı dönemlerde sadece “brick-and-mortar” olarak tabir edilen fiziksel mağazaların olduğu dönemde tek bir kanal vardı ve müşteri alışveriş deneyimini sadece bu kanal üzerinden yaşayabiliyordu.

Fiziksel mağaza dışındaki satış kanalları çoğalmaya başlayınca “multi-channel” kavramı doğdu. Fiziksel mağazanın yanında müşteriler internet satışı, telefon ile satış ve destek gibi kanallardan da hizmet almaya başladı. Teknolojik gelişmelerin oluşturduğu sosyal medya ve mobil kanalın da hızlı bir şekilde gelişmesi ve yaygınlaşması ile birlikte firmalar kullanıcılar ile bir çok kanal üzerinden etkileşim sağlanmaya başlandı. Bu etkileşimin tek bir platform üzerinden yönetilmesi ve kullanıcılara her platform üzerinde aynı deneyimin yaşatılması mantığına omni-channel denmeye başlandı.

Aslında başka bir tanımla “Omni-Channel” , “Multi-Channel” i tam anlamı ile planlayabilmek ve yönetmektir.

Bu model ile birlikte perakendeciler tüketici isteklerini her kanal için aynı kalitede tutmak amacı ile kendilerine bazı görevler çıkarmaya başladılar bile.

  • Birleşik Hizmet, Neyi, Nerede, Ne zaman isterse…Müşterilere tüm kanallardan tutarlı ve uygun deneyimi müşterinin istediği zaman, mekan ve araç ile sunmalıyız.
  • Çevik ve fırsatçı olmak…Olaylara ve değişen koşullara tepki vermek yerine stratejik planlama yapmalıyız.
  • Anlık kavrama ve ilgili perakendecilik…En önemli değer olan müşterilere kişisel alışveriş deneyimleri yaşatmak kendi potansiyelimizi arttırır.

Tüketiciler her ne kadar “omni-channel” kavramını bilmeseler de artık bütün kanallardan alışveriş deneyimini yaşıyorlar. Tüketicilerin beklentileri ise bu paralelde seyrediyor…

  • Kişisel olarak beni tanısın… Perakendeci kim olduğumu ve ne istediğimi bilmeli ve bana bu bilgiye istinaden hizmet sunmalı. Zaman ve paramı en iyi şekilde değerlendirmemi sağlamalı.
  • Kesintisiz Kanallar ve Benim seçimim… Perakendeciye istediğim zamanda, kanalda  ve araç ile erişebilmeliyim. Alışverişe istediğim zaman kaldığım yerden devam edebilmeli ve bitirebilmeliyim.
  • Farklılaştırılmış Deneyim ve Öncelik bana verilsin… Perakendeci istediğim ürünü en iyi fiyata  ve en iyi servis ile almamı sağlamalı.

Omni-channel pazarlama uygulamasını firma bünyesine entegre etmek isteyen şirketler planlamayı çok iyi ve detaylı düşünmeli, teknik alt yapı tarafına da ciddi yatırımlar yapması gerekiyor.

Her iki tarafında beklentilerini karşılayacak bir sistem kurmak ve bu sistemi yönetmek ise işin en karmaşık olan tarafı. Bu sistemi başlatmak, planlamak ve kurmak için kaynak temin etmek adına büyük perakende markaları çalışmalarına başladı.

CX (CUSTOMER EXPERIENCE)

cxresim

“Müşteri Deneyimi” firma ile müşteri arasında gelişen etkileşimin kalitesini ve doğasını tanımlamaktadır. Bu etkileşim, müşteri ile ilişkinin ilk kurulduğu noktadan (örn. İnternet araştırmaları, sosyal medya yorumları, pazarlama aktiviteleri ile şirketin ürünleri ve hizmetleri hakkında bilgi edinilmesi, satış noktası ziyareti, satış noktası deneyimi yaşanması ve ürün/hizmet satın alınması) başlayarak müşteri ile ilişkinin genişletildiği süreç (örn. sadakat / ödül programları, almış olunan ürün / hizmet hakkında servis veya yardım alınması) boyunca devam etmekte ve müşterinin hayat döngüsünün tamamını kapsamaktadır.

Günümüzün rekabetçi ortamında firmalar karlılığı ve ciroyu artırmanın yollarını aramaktadırlar. Ancak firmaların birçoğu müşterilerinin firma ile olan deneyimlerinde hangi noktalarda sorun/mutsuzluk yaşadıklarını, müşterilerin dile getirdiği ve/veya getirmediği davranışları anlayarak tespit etmekte güçlük çekmekte ve müşterileri ile uzun vadeli ilişkiler kurmakta zorlanmaktadırlar. Rakiplerden farklılaşmanın önemini anlayan şirketler ise müşteri deneyimini ve deneyimin kalitesini iyileştirmeye odaklanmışlardır, çünkü firmanın önemli yatırımlar ile oluşturduğu marka vaadinin müşteriler tarafından en doğru şekilde algılanması ancak her etkileşim noktasında tutarlı ve doğru deneyimin sunulması ile sağlanabilmektedir.

Modern Kategori yönetimi

Perakendecilik açısından kategori yönetimi, özellikle süpermarketler tarafından raf yeri tahsisinin verimliliğini arttırmak amacıyla kullanılan bir tekniktir. Kategori yönetimi, tüketici ihtiyaçlarını daha iyi karşılamak, satış ve kar amaçlarına ulaşmak için ürünleri stratejik işletme birimleri olarak belirli kategorilere ayıran bir perakende iş yönetim sürecidir. Diğer bir ifadeyle, her bir ürün kategorisinin ayrı birer stratejik işletme birimi olarak yönetilmesidir. Bu süreç, fiyat, raf yeri, tanzim, teşhir stratejisi, tutundurma çabalar ile pazarlama karmasının bütün diğer unsurlar ile birlikte kategori temeline göre işletme hedefleri, değişen çevre ve tüketici davranışlar üzerine sürekli yönetimini kapsar.
Bir diğer yerde, kategori yönetimi, “perakendeciler ve imalatçıların karşılıklı işbirliği içerisinde birlikte çalışarak, her bir mağazadaki kategorileri stratejik iş birimleri olarak yönetmeleri” şeklinde tanımlanmıştır. Müşteri odaklı bir anlayış içerisinde her kategorinin stratejik avantajı ele alınmaktadır. Satışları arttırmak için müşteri memnuniyeti en önemli konuların başında gelmektedir. Bu tanımda ayrıca, kategori yönetiminde imalatçı-perakendeci işbirliğinin önemi vurgulanmaktadır .
Kategori yönetimi batılı şirketlerde perakendeci ve tedarikçi etkinliğini yükselttiği için sadece yaratıcı bir rekabet üstünlüğü olmasının ötesinde bir giderek önemli bir sektör uygulaması olmaya başlamıştır.
Diğer taraftan kategori yönetimi, müşteri odaklı pazarlama stratejilerini desteklemektedir. Kategori Yönetimi ile sadık müşterilerin alışveriş alışkanlıkları ve ihtiyaçlar daha iyi incelenerek daha iyi tedarik zincirleri kurularak etkinlik yükseltilmektedir.
Layout

Günümüz perakende dünyasında en doğru ürünü doğru lokasyonda doğru adette bulundurmak firmalara yarar sağlamakta ve rekabet avantajı getirmektedir. Bu kapsamda mağaza kapasitelerinin belirlenmesi öncelikli çalışmalardan biri haline gelmektedir. Bu yapıyı bir kere kurduktan sonra sezon bazlı yapılacak düzenleme ve ölçümlerle yapının etkin ve sağlıklı yürümesi sağlanabilir.

Mağaza kapasitesi belirlenirken;

  • Mağazanın ürün taşıma kapasitesi
  • Ürün gamı
  • İklim (Sezon)
  • Müşteri Tipi

dikkate alınmalıdır.

Yukarıda belirtilen özelliklere göre “mağaza tipleri” oluşturulabilir. Örneğin;  Mini, Midi,Maxi v.b.

Bu mağaza tiplerine göre  mağaza için sergileme alanındaki verilerin lineer bir değer ile mağaza kartına girilmiş olması elzemdir.

Oluşturulacak mağaza tiplerine göre;

  • Kaç adet raf
  • Kaç adet duvar standı
  • Kaç adet ünite, seperatör, askı,masa

olacağı sisteme tanıtılmış olmalıdır. Bu işlem yapılırken faaliyet konusuna göre satış gören ürünler ait oldukları türe göre  (örnek; giyim, aksesuar, denim) de ayrıca tanımlama yapılmalıdır.

Her mağaza için “layout” bilgisinin mağaza kartına dahil edilmesi ve değişikliklerin takip edilmesi faydalı olacaktır.

Her perakendecinin yaptığı üzere “özel günler” için kapasite artış yüzdesi planlanlanmalı ve mümkünse bu artışın hangi tarih aralığı için geçerli olduğu tarihçeli olarak tutulmalıdır.

Sunum

sunum

Görsel sunum müşterimiz ile ürünler ve çeşitli malzemelerle, sözsüz iletişim kurarak müşterimizin dikkatini çekmek,satınalma talebi oluşturmak veya belirlemiş olduğu satın alma talebine yardımcı olmaktır.

Görsel sunumun başlangıcı

Müşterilerimiz bizimle ilk karşılaştıkları yerler mağazalarımızın vitrinleridir. Buralarda yapacağımız görsel sunum çok önemlidir. Burada müşterimiz içeri girme kararını vermektedir.

Günümüzde vitrinler artık belirli hikayesi olan, reklam kampanyasıyla uyumlu, dikkat çekici, temalı vitrin çalışmaları ile mağazacılığa yeni bir soluk getirmişlerdir.

Vitrinlerimizde görsel sunum yaparken,

1- Vitrin mağazamızın ilk imajı olduğundan vitrinin dış-iç temizliği yapılmalı ve sürekli kontrol edilmeli

2- Kullanılacak ürünler ve görseller dikkatli seçilmeli, Bozuk, kirli, kırık, yırtık, Solmuş ürün ve görseller kullanılmamalı.

3- Rakiplerimizden farklı sunum hazırlamaya dikkat edilmeli, Aynı ürün grubunu ( Popüler ürün ) yapacaksak ilk yapmaya dikkat etmeliyiz.

4- Vitrinler ürün satışını desteklediğinden bazen tedarikçi firmalara kiralanabilir. Vitrinler sizin imajınız olduğundan tedarikçi firmaları yönlendirin.

5- Vitrindeki ürünleri içeride sattığımız ürün grubu hakkında bilgi vermeli

6- Estetik tanzim ve teşhire önem verilmeli,
a.Ebat
b.Göz hizasına ( Ürünlerin çok aşağıda olmaması, çocuk ürünlerinin yukarıda olmaması gibi )
c.Tamamlayıcı ürün
d.Fiyat, İndirim ( Fiyat konmayabilir müşteride merak uyandırabilir )
e.Renk kombinesine dikkat etmeliyiz..
sunum2

7- Vitrin ışıklandırmasına dikkat etmeliyiz. Az veya çok ışıklandırma müşterinin vitrindeki algısını zorlaştırır.

8- Fazla karışık olmamalı, göz yormamalı. Fakat çokta boş olmamalı

9- Ürün grubu
a.İndirimli ürünler olabilir
b.Kampanya ürünleri olabilir
c.Stok fazlası ürünler olabilir
d.Özel günlerin ürünleri olabilir.
e.Satış performansı iyi ürünler olabilir

10- Teşhir edilen ürünlerin etiketlemesi yapılmalı.

11- Kullanılan kampanya, indirim, özel gün malzemelerinin ürünü kapatmamasına dikkat edilmelidir.

12- Teşhir edilen ürünlerin stokları sürekli takip edilmeli

13- Tüm satış elemanlarının vitrini ve içindeki ürünler hakkında bilgi sahibi olması sağlanmalı.

14- Vitrinle mağaza içi uyumlu olmalı. Vitrini görüp giren müşteri içeride hayal kırıklığı yaşamamalı.

sunum3

Vitrinde ürün öyle sunulmalıdır ki vitrin ve ürün müşteriye “ Merhaba ben buradayım. Senin aradığın bir ürünüm, Buranın hizmeti ve ürünleri kalitelidir. Eğer çeşitlerimi, renklerimi, özelliklerimi ve satınalma koşullarımı öğrenmek istiyorsan içeride sana mutlaka yardımcı olacaklar ” demelidir.

Bazen vitrinlerde ürün kullanılmaz veya sadece 1 ürün kullanılır. Vitrinlere uzaktanda ilgiyi çekmek için veya İçeride indirimli kaliteli ürünlerimiz var mesajı veren görsel sunumlarda yapılır,

– Vitrine sadece ürünlerdeki indirim oranları konulabilir.

Aşağıda görüldüğü üzere indirim oranı yazılmış ve mankenlerin üzerlerine sürpriz çuvalı geçirilmiş.

sunum4

– Güzel bir sunumla boş mankenler, boş askılar konularak indirim bitiyor havası yaratılabilir.

sunum5

– Dikkat çekici yaratıcı uygulamalarda yapılabilir.Günümüzde mağazalar ilgi çekmek için mağazalar vitrine canlı manken bile koymuşlardır.

sunum6

sunum7

– Bu da yaratıcılığın son sınırı interaktif vitrin

sunum8

Ralph Lauren, alışverişe yeni bir boyut getirecek teknolojik ekranları sokaklara taşıdı. Londra’da denenmeye başlanan yeni sistemde müşteriler mağaza vitrinlerindeki dokunmatik ekran üzerinden alışveriş yapabilecekler. Belki çok uygulanabilir görülmesede İlk yapmak ve görsel basında ön plana çıkmak dahiyane bir fikir. Bedava reklam..

 

Pazar segmentasyonu

Pazarda etkin bir bölümlendirme yapabilmek için de belirli ölçütlerin

dikkate alınması gerekmektedir. Bunlar pazarın ölçülebilirliği, ulaşılabilirliği,

önemi veya büyüklüğü ile ayırt edilebilirliğidir. Pazarın ölçülebilirliği,

bölümünü oluşturan tüketicilerin satın alma gücü gibi özelliklerinin elle

tutulabilir şekilde sayısallaştırılabilmesidir. Pazarın ulaşılabilirliği, bölümü

oluşturan tüketicilere işletmenin oluşturacağı pazarlama karmasıyla

erişebilmesi, hizmet edebilmesidir. Pazarın büyüklüğü, yeni pazar bölümünü

oluşturacak tüketicilerin sayısının yeterli olmasıdır. Pazarın ayırt edilebilirliği

de yeni bölümün sahip olduğu çeşitli özelliklerle diğer bölümlerden farkını

göstermektedir.

Pazar bölümlendirmesi yapacak olan perakendeci işletmenin bu

ölçütleri dikkate alarak yapacağı bir bölümlendirme kendisine keşfedilmemiş

ihtiyaç ve istekleri olan yeni pazar bölümlerini ortaya çıkarma ve tanıma fırsatı

verecektir. Özellikle tüketici pazarlarındaki bölünmüşlüğün giderek arttığı

günümüz pazar yapılarında farklılıklara cevap verecek pazarlama stratejilerine

ve uygulamalarına oldukça ihtiyaç bulunmaktadır. Şiddetli rekabet yaşandığı ve

hemen herkese hitap eden stratejilerin yanın da özel alanların keşfi ve tatmini

tüketicilerin işletmeye çekilmesinde derin bir öneme sahiptir. Bu nedenle

tüketicilerin günü birlik tahminlerden ziyade bilimsel metotlarla analiz edilerek,

sonuçların işletme süreçlerine aktarılması gerekmektedir.

Yeni teknolojiler

Geleceğe yönelik perakende sektörü trendleri;

Seyahat perakendeciliği: Küresel jeopolitik ve ekonomik sıkıntılara rağmen uluslararası turizm, beklentilerin ötesinde büyümeye devam ediyor. Havaalanları perakendeciler için önemli bir destinasyon haline dönüşüyor ve havaalanı perakende tasarımı diye bir kavram oluşuyor.

Mobil perakendecilik: Önümüzdeki dönem mobil perakendeciliğin agresif büyümeye devam etmesi bekleniyor. 2015 yılında dünya nüfusunun %65’i akıllı-mobil telefon kullanacak ve internet kullanımının %83’ü bu mobil cihazlarla olacak öngörüsü gerçekti.Perakendecilerin bu duruma, mağaza içinde ücretsiz Wi-Fi sunarak ve mobil dostu web sitelerini optimize ederek cevap vermeleri bekleniyor.

Daha hızlı perakende: Hız, perakendede önemli bir trend olarak önemini koruyor. Modanın hızlı değişimi, sadece belirli bir süre için satışta olan ürünler ve sürpriz indirimler, ürünlere ve hizmetlere hızlı bir şekilde ulaşılmasını sağlayacak pop-up satış noktaları, self-servis kiosklarla ödeme sırası beklemenin önlenmesi, aynı gün teslimat ve bilgiye anında erişim gibi uygulamalar bu kapsamda karşılaşacağımız trendlerden sadece birkaçı…

Deneyim perakendeciliği: Perakende artık sadece ürün değil, aynı zamanda deneyim ile de doğrudan alakalı. Perakendeciler müşterileri için sosyal medya kampanyaları, müzik festivalleri, moda gösterileri ve interaktif ekranlar gibi satın alma tecrübesini geliştiren yenilikçi çözümler sunmaya devam edecek. Müşteriler ise ister mağazada olsunlar ister online, ister evlerinde olsunlar ister sokakta, tüm kanallarda kesintisiz ve tutarlı bir müşteri deneyimi beklemekteler.

Yenilikçi perakendecilik: 2015 yılında perakende sektörü, yeni teknolojiler ve yenilikçi rakipler ile değişmeye devam edecek. 3 boyutlu baskı, nesnelerin interneti vb. yeni uygulamaların hayatımıza girmesi ile perakendecilerin pazar verisini de kullanarak yeniliklere hızlıca cevap vermesi ve üründe, müşteri deneyiminde, iş modelinde kendi yeni uygulamalarını yaratması gerekiyor.

CRM

Müşteri İlişkileri Yönetimi, müşterilerin yaptığı alışverişlerin analizini yaparak tüketici alışkanlıkları ortaya çıkarılır ve bu doğrultuda satış artırıcı yöntemler ve stratejiler geliştirilmesi için ortaya çıkan bir kavramdır. Birçok şirket de bu birimleri oluşturmak için hem insan hem de yazılım yatırımları yapmıştır, ancak gerçek manada uygulayabilen pek az firma vardır.

Genelde müşteri İlişkileri birimi gelen şikayetleri çözmek, genel sıkıntıların tasnifini yapmak veya en yaygın hali ile kampanya düzenlemesi yapar. Bu konuda daha çok yol alınması gerekir.

BI

Perakendecilik sektöründe ürün ve müşteri yelpazesinin çok geniş olması sonucunda, yüksek hacimli verilerle çalışmak ve gerektiğinde çok detaylı analizler yapmak gerekiyor. Dolayısıyla, anlamlı veri üretimi ve analizi, şirketin mevcut durumunu değerlendirmek ve geleceğe yönelik kararlar alabilmek açısından büyük önem taşıyor. Üstelik sektörün dinamik yapısı nedeniyle, bu verilere vakit kaybetmeden erişebilmek, rekabet avantajı anlamında büyük fark yaratıyor.

Giderek büyüyen verilerden anlamlı sonuçlar çıkararak iş performanslarını artırmak isteyen perakende sektörü firmaları, özellikle bilginin kaynağından bağımsız olarak analizler yapmak ve bunlara bağlı doğru iş kararları almak noktasında güvenilir, sürdürülebilir, yüksek performanslı İş Zekası projeleri gerçekleştirmeyi hedefliyor.

Perakendede en önemli konulardan biri de raporlama… Manuel olarak günlerce emek verilerek hazırlanan rapor setlerinde, şirket içi risk analizlerini önceden yapmak ve veri tutarlılığını sağlamak mümkün olmuyor. Bu durum, iş performansında ciddi düşüşlere yol açabiliyor.Bunun önüne geçmek için çeşitli İş Zeka Paket programları perakendecilerin hizmetinde..

Yer seçimi

Perakendecilikte yer seçimi stratejik bir karardır.

Teoride, yerin önemi konusunda üç önemli gerekçe gösterilir; Öncelikle, tüketicilerin bir perakende kuruluşu seçmesinde yer önemli bir tercih nedenidir. İkincisi, yer pahalıdır, bir kere seçildiğinde yıllarca onunla yaşamak zorunluluğu vardır. Yaptığınız yatırımdan kolayca vazgeçemezsiniz. Vazgeçtiğinizde yaptığınız yatırımların hemen hemen tamamından vazgeçmek zorunda kalırsınız. Üçüncüsü ise istenilen yerin her zaman bulunamaması ve çoğu kez de diğer perakendecilerden satın alınmak zorunda kalınmasıdır.Perakendecilikte yer seçimine karar vermeden önce yapılacak ilk işi hangi işin yapılacağına karar vermektir. Ürünün kalitesini ön plana alan marka ürünleri satan bir mağaza ile indirimli ürünlerin satılacağı bir market birbirinden tamamen farklı yerlere ihtiyaç duyarlar.

Ülkemizde yer seçimi için yeteri kadar analiz yapılmamaktadır. Gelişmiş ülkelerde yer seçimine çok önem verilmekte ve bu kararlar için; bilimsel araştırma, analiz ve değerlendirmeler yapılmaktadır. Türkiye de ise bu tür analizlerin yeterince yapılmadığını söyleyebiliriz. Nerede uygun arsa bulunabiliyorsa hemen oralara alışveriş merkezi, hipermarket ya da süper marketler kurulabilmektedir.

Eticaret

Türkiye’de özellikle son yıllarda e-ticaret pazar hacmi çok hızlı bir şekilde büyüyor. Bu gelişmede internet kullanıcılarının artması, teknolojik yenilikler, mobil internet kullanımının yaygınlaşması kadar ülkemizdeki yoğun kredi kartı kullanımının da etkisi büyük.

Türkiye’de yapılan pazar araştırmasından çıkan verilere göre, 2009 yılından itibaren e-ticaret yılda ortalama yüzde 31 oranında büyüyerek 2014 yılında yüzde 290 büyüme kaydetti. Bu hızlı büyümeye rağmen Türkiye’nin, online prekendeciliğin toplam perakende harcaması içindeki payı açısından değerlendirildiğinde birçok ülkenin oldukça gerisinde olduğu da görülüyor.

Peki, bugün Türkiye’de e-ticaret perakendeciliğinin geldiği son durum ne? Ülkemizde, 2009 yılında yaygınlaşmaya başlayan e-ticaret perakende sektöründe bugün, tüketici davranışlarına baktığımızda ödemelerde, müşterilerin yüzde 85 kredi kartı kullandığı yüzde 5 ise kapıda ödeme yaptığı görülüyor. Türkiye’de tüketicilerin yüzde 74’ü internet mağazalarını tercih etmelerinin en önemli sebebi olarak fiyatların daha düşük olmasını ve daha avantajlı kampanyalar yapılmasını gösteriyor. Yine online alışveriş yapan tüketicilerin değerlendirmelerine göre; alışveriş yaptıkları mağazayı seçerken tercihleri üzerinde, ücretsiz nakliye, ödeme seçeneklerinin çeşitliliği, ürün tanıtımlarının detaylı ve net olması, marka imajı ve iade güvencesi gibi özelliklerin belirleyici olduğu da öne çıkan sonuçlar arasında.

Online alışverişi tercih etmeyen tüketicilerin ise, kişisel verilerinin güvenliğiyle ilgili şüpheleri,ürünü yakından görmeyi ve denemeyi tercih etmeleri, online ödeme seçeneklerine güvenmemeleri gibi nedenler gösteriliyor.

Tüketiciler farklı ihtiyaç, güdü ve tercihlerine göre bugün gıdadan mobilyaya, kıyafetten beyaz eşyaya kadar çok geniş bir yelpazede online alışveriş gerçekleştirebiliyorlar. Araştırma sonuçlarına göre ülkemizde 2015 yılı itibariyle 10,1 milyar TL pazar büyüklüğüne ulaşan e-ticaret perakende sektöründe; yüzde 40 ile pazarın lider kategorisi elektronik. İkinci sırada gelen giyim yüzde 16’lık bir paya sahipken, yüzde 13 ile beyaz eşya ve mobilya onu izliyor. Kitap ve müzik yüzde 11, yeme-içme alışverişi ise yüzde 2’lik bir oranla Türk tüketici online alışveriş tercihlerinde son sıralarda yer alıyor.

İnternet perakende pazarının öngörüldüğü şekilde her yıl ortalama yüzde 12 oranında büyümeye devam etmesi durumunda 2019 yılında yüzde 77 oranında bir büyüme kaydetmesi bekleniyor. Akıllı telefonların ve mobil cihazların hızla yaygınlaşması da bu süreçte tüketici davranışlarını ve e-ticaret alışveriş sürecini oldukça etkileyecek.

Elde edilen veriler, 2019 yılında online alışverişlerin yüzde 19’unun mobil cihazlardan yapılacağını gösteriyor. Bu da mobil e-ticaret sitelerinin giderek daha büyük bir önem kazanacağını vurgulaması açısından oldukça önemli.